İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi

Üniversite Hakkında

İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, 2018 yılında Bilgiç Vakfı önderliğinde kurulmuş, eğitim hayatına 2020- 2021 eğitim öğretim yılında iki enstitü, dört fakülte ve bir meslek yüksek okulu ile başlamıştır.

Sağlık sektöründe 30 yılı aşkın süredir edinilen deneyim ve sektör işbirliklerinin sağladığı bilgi birikimi ile kurulan üniversitemiz, Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Tıp Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, İlaç Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile eğitim vermektedir.

4. nesil üniversite anlayışıyla eğitim veren İSTÜN, mesleki yeterliliğe sahip, kendi yetkinliklerini keşfederek topluma faydalı projeler üretebilen, araştırma odaklı, toplumlara küresel boyutta hizmet veren, tıp ve bilimin en ön saflarında yer alacak mezunlar yetiştirmeyi hedeflemektedir.

İSTÜN öğrencileri, çağdaş bir eğitim sistemi ile yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın da bilinen üniversiteleri arasına girmeyi hedefleyen saygın bir akademik kadro ile eğitim görme fırsatına sahip olacaktır. Ayrıca, dünyanın ve ülkemizin savaştığı Covid- 19 tedavisi için geliştirme çalışmaları yapan Ar- Ge laboratuvarlarımızda görev alan deneyimli kadromuzun bilgi ve birikimlerinden de faydalanacaklardır.

Lisans eğitimi süresince araştırma kültürü yaratma, yaygınlaştırma ve yaratıcı öğrenciler yetiştirme amacı ile düzenlenen projelerle, bireysel ve grup olarak öğrencilerimizin bilimsel üretim çabaları teşvik edilerek geniş bir araştırmacı ufkuna sahip olmaları sağlanacaktır.

Öğrencilerimizi hayata hazırlamak adına staj ve kariyer olanakları sunmanın yanı sıra onlara kültür sanat, sosyal sorumluluk ve spor dallarında da gelişmelerini sağlayacak imkânlar da sunulacaktır. İSTÜN, bilim, kültür, sanat, spor gibi pek çok alanda yaşamı güzelleştiren bireyler yetiştirmeyi hedefleyen programları ile öğrencilerin sahip olduğu değerlerin tüm paydaşlara duyurulması ve çoğaltılmasını amaçlamaktadır.

 

Üniversite Hakkında
İSTÜN
Haberler/Duyular

Covid-19 Güncesi

Covid-19 ile ilgili araştırmalar ve makaleler Son güncelleme: 2021-04-17

Koronavirüs İlaç Araştırma Makaleleri
Tarih: 16/04/2021 Etken Madde: Lota-Carrageenan (I-C)

"Lota-Carrageenan (I-C), soğuk algınlığı tedavisinde nazal sprey olarak gösterilen antiviral aktivite ve klinik etkinliğe sahip kırmızı algler tarafından sentezlenen bir sülfat polisakkarittir. In vitro, I-C hücre kültüründe SARS-CoV-2 enfeksiyonunu inhibe etmektedir. COVID-19 hastalarının bakımından sorumlu hastane personelinde COVID-19 profilaksisinde I-C içeren bir burun spreyi kullanımını değerlendiren, pragmatik, çok merkezli, randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Klinik olarak sağlıklı 394 hastane personeli, 21 gün boyunca günde dört doz I-C sprey veya plasebo almak üzere 1: 1 oranında randomize edilmiştir. Çalışmanın birincil sonlanım noktası 21 günlük bir süre boyunca ters transkriptaz-polimeraz-zincir reaksiyonu testi ile teyit edildiği üzere klinik COVID-19 olarak belirlenmiştir. Çalışma sonunda COVID-19 insidansı, I-C grubunda plaseboya kıyasla önemli ölçüde daha düşük bulunmuştur. (% 1.0'a karşı % 5.0) (risk oranı 0.19 (% 95 güven aralığı 0.05 ila 0.77

Kaynak
Tarih: 16/04/2021 Etken Madde: Monoklonal antikor VIR-7831'in (GSK4182136)

EMA COVID-19 hastalarının tedavisinde monoklonal antikor VIR-7831'in (GSK4182136 olarak da bilinir) kullanımına ilişkin “Rolling Review” ismi verilen ruhsat başvurusu öncesi inceleme sürecini başlattığını açıklamıştır. İncelemede daha şiddetli COVID-19'a ilerleme riski yüksek olan hafif ila orta derecede COVID-19 hastalarında VIR-7831'in etkisini plasebo tedavinin etkisiyle karşılaştıran bir çalışmadan elde edilen verileri kapsamaktadır. İlk sonuçlar, VIR-7831'in plaseboya kıyasla 24 saatten fazla hastaneye yatma veya ölüm riskini %85 azalttığını göstermiştir. EMA ilacın, oksijen desteğine ihtiyaç duymayan hastaneye kaldırılmamış COVID-19 hastalarında hastaneye yatmayı ve ölümü ne kadar iyi önlediğini değerlendirecektir.

Kaynak
Tarih: 15/04/2021 Etken Madde: GS-441524 kodlu remdesivir metaboliti

GS-441524, SARS-CoV-2, SARS-CoV, MERS-CoV ve kedi koronavirüsü (FCoV) dahil olmak üzere RNA virüslerine karşı geniş spektrumlu antiviral aktiviteye sahip bir nükleosit analoğudur. GS-441524, yaklaşık 24 saatlik plazma yarı ömrü ile intravenöz remdesivir (Veklury®️) uygulamasını takiben dolaşımdaki ana metabolittir. GS-441524'ün güvenliği, tolere edilebilirliği ve farmakokinetiği, 7 gün boyunca günde bir kez (Bölüm 1) ve 3 gün boyunca günde 3 kez doğrudan bir oral çözelti (750 mg) olarak uygulandığında sağlıklı bir insan gönüllüde (N = 1) değerlendirilmiştir (Bölüm 2). Çalışmanın 1. Bölümünde gıdanın GS-441524 emilimi üzerindeki etkisi de değerlendirilmiştir. GS-441524, günde bir kez dozlama sırasında ortalama 0.5 saatlik bir maksimum konsantrasyon süresiyle hızla plazmada görünmüş ve aç karnına yaklaşık 3.3 saatlik bir ilk yarı ömür fazı sergilemiştir. Çok günlü çalışmanın 1. bölümünde ihmal edilebilir birikim gözlemlenmiştir. Çalışmanın 2. Bölümünde, GS-441524 her 3 saatte bir günde 3 kez uygulanmıştır. Üçüncü doz uygulandıktan yaklaşık 3 saat sonra GS-441524'ün, maksimum konsantrasyon süresi 9 saat ve maksimum konsantrasyonu in vitro SARS-CoV-2'yi ortadan kaldırmak için bildirilen konsantrasyonu aşan 12.01 µM olup, 2-4 kat birikimi gözlenmiş. Çalışma süresi boyunca GS-441524 iyi tolere edilmiştir. Tedaviye bağlı advers olay olmamış ve klinik laboratuvarda, yaşamsal belirtilerde veya elektrokardiyografide klinik olarak önemli bulgu olmamıştır. Birlikte ele alındığında bu sonuçlar, COVID-19 ve yeni ortaya çıkan viral enfeksiyonların tedavisi için ağızdan uygulanan GS-441524'ün güvenliğini ve yaşayabilirliğini göstermektedir.

Kaynak
Tarih: 15/04/2021 Etken Madde: Remdesivir

"Hindistan'da COVID-19 için remdesivir tedavisinin klinik sonuçlarını değerlendirmek için yapılan veri analizi bulguları sunulmaktadır. Bu retrospektif analizde, remdesivir alan COVID-19'lu hastanede yatan hastaların aktif bir izleme programı veri tabanından elde edilen verileri kullanılmıştır. Dahil edilen 2329 hastanın % 67,4'ü erkektir. Diyabet (% 29.69) ve hipertansiyon (% 20.33) en sık görülen komorbiditelerdir. Remdesivir başlangıcında 2272 (% 97.55) hasta oksijen tedavisi alıyordu. Remdesivir hastaların % 65.38'ine 5 gün süreyle uygulanmıştır. Antibiyotikler (% 64.9) ve steroidler (% 47.9) en yaygın eşzamanlı ilaçlardır. Remdesivir genel olarak iyi tolere edilmiştir: hastaların % 13'ü 119 yan etki bildirmiştir

Kaynak
Tarih: 15/04/2021 Etken Madde: -

Kritik COVID-19 hastalarında en yaygın komplikasyon olan akut hipoksemik solunum yetmezliği ile ilişkili mekanik ventilasyon kullanımı, sonuçların ve tedavi uygulamalarının özel olarak dikkate alınmasını gerektiren yüksek riskli bir popülasyonu tanımlar. Bu derleme, mekanik ventilasyon uygulanan COVID-19 hastalarında ölüm oranları ve antiviral, immün modüle edici ve antikoagülasyon tedavilerinin etkinliği hakkındaki mevcut bilgileri değerlendirmektedir. Mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda mortalite oranı ve takip süreleri geniş bir yelpazede değişmektedir. Remdesivir ve immün plazma dahil antiviraller, diğer COVID-19 hastalarında pozitif sonuçlara rağmen bu kritik COVID-19 popülasyonunda kesin bir mortalite yararı göstermemiştir. Deksametazon, yaşa göre ayarlandıktan sonra 28 günlük mortalitede % 12,3 (% 95 CI, 6,3 ila 17,6) mutlak azalma ile ilişkilendirilmiştir. Kortikosteroidlerin yanında tocilizumab kullanımı ile mortalitenin azaldığı gösterilmiştir. Terapötik antikoagülasyon için kanıtlar kesin değildir ve profilaktik antikoagülasyonun karşılaştırmalı yararını belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda önemli varyasyon ve yüksek mortalite oranları, daha standardize edilmiş sonuç ölçümlerini, entübasyonu azaltmak için risk faktörlerinin daha fazla dikkate alınmasını ve iyileştirilmiş tedavi uygulamalarını gerektirir. İnvaziv mekanik ventilasyon alan hastaların tedavisine antikoagülasyon ve deksametazon dahil edilmelidir, diğer potansiyel tedaviler için ise daha titiz çalışmalar gereklidir.

Kaynak
Tarih: 14/04/2021 Etken Madde: Janssen aşısı

FDA ve CDC tarafından yapılan açıklamaya göre 12 Nisan itibariyle, ABD 6.8 milyondan fazla Johnson & Johnson (Janssen) aşısı uygulanmıştır ve FDA, ABD'deki nadir ve şiddetli tipte kan pıhtılaşmasına ilişkin bildirilen altı vakayı içeren verileri gözden geçirmiştir. Bu durumlarda, düşük seviyelerde kan trombositleri (trombositopeni) ile birlikte serebral venöz sinüs trombozu (CVST) adı verilen bir tür kan pıhtısı görülmüştür. Altı vakanın tümü 18 ile 48 yaşları arasındaki kadınlarda meydana gelmiş ve semptomlar aşılamadan 6 ila 13 gün sonra ortaya çıkmıştır. Bu spesifik kan pıhtısı tipinin tedavisi, tipik olarak uygulanabilecek tedaviden farklı olduğu ve kan pıhtılarını tedavi etmek için kullanılan antikoagülan heparinin uygulaması tehlikeli olabileceği belirtilmiştir. FDA, bu vakaları da araştırdığını ve bu süreç tamamlanıncaya kadar, bu aşının kullanımının çok dikkatli bir şekilde durdurulmasını tavsiye etmiştir.

Kaynak
Tarih: 12/04/2021 Etken Madde: Tocilizumab

Ciddi ve kritik COVID-19'da tocilizumabın etkilerine ilişkin güncel yayınlanmış makaleler ve klinik kılavuzlar çelişkilidir. Bu meta-analizin amacı, ciddi ila kritik hastalığı olan COVID-19 hastalarında tocilizumabın etkililiğini ve güvenliğini araştırmak için farklı tasarımda klinik çalışmaların sonuçlarını birleştirmektir. 13.189 hastayı içeren 45 karşılaştırmalı çalışma ve 1.770 hastayı içeren 28 tek kollu çalışma analiz edilmiştir. Ölüm riski ve entübasyon, tocilizumab hastalarında kontrollere kıyasla daha düşüktür. Gruplar arasında sekonder enfeksiyonlar, hastanede kalış süresi, 14. günden önce hastaneden taburcu olma ve YBÜ'ye başvuru açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak yazarlar tocilizumabın şiddetli ila kritik COVID-19 hastalarında klinik sonuçları iyileştirebileceği ve ölüm oranlarını azaltabileceğini bildirmiştir. Meta analizin istatistiksel gücünü iyileştirmek için büyük ölçekli randomize kontrollü çalışmalara hala ihtiyaç vardır.

Kaynak
Tarih: 12/04/2021 Etken Madde: Tocilizumab

"İlgili makale, Yorum&Yanıt niteliğindeki makaleye yanıt olarak yayınlanmıştır: “Randomize klinik çalışmamız ve Parr tarafından ayrıntılı olarak açıklanan diğer birkaç çalışma, COVID-19 hastalarının tedavisinde tocilizumab kullanıldığında 28 veya 30. günlerde mortalitede hiçbir farklılık göstermemiştir. Bu ilacın belirli hasta alt popülasyonlarında, özellikle daha ağır hasta ve inflamasyonlu olanlardaki faydaları göz ardı edilemez. Yakın zamanda REMAP-CAP çalışmasından yayınlanan ilk sonuçlar, tocilizumabın kritik hastalarda etkili olduğunu göstermiştir. Reggio Emilia'daki gözlemsel bir çalışmada tocilizumab ile ardışık olarak tedavi edilen 172 hasta göz önüne alındığında, tocilizumab tedavisinden sonra ölen hastaların yüzdesi, aynı süre içinde hastaneye yatırılan ve 1 aydan uzun bir takip süresinden sonra tocilizumab ile tedavi edilmeyen COVID-19 hastalarına benzer olmuştur. Bununla birlikte, bazı araştırmacılarımız non-invaziv ventilasyon uygulanan hasta alt grubunu değerlendirdiğinde, tocilizumab entübe edilme veya ölme riskini azaltmıştır. Bu sonuçları doğrulamak için randomize klinik araştırmalara ihtiyaç vardır. Rossi ve arkadaşları ile C-reaktif proteinin (CRP) interlökin-6 (IL-6) inhibitör etkinliğinin kolay bir biyobelirteci olduğu ve CRP seri tayinlerinin tocilizumaba klinik yanıtın değerlendirilmesinde yararlı olduğu konusunda tamamen hemfikiriz. Entübe edilen veya ölen hastalar ile takip sonunda olumlu sonuç alan hastalar arasında 3. günde CRP seviyelerinde benzer bir belirgin azalma gözlenmiştir. Bununla birlikte, 7. günde, sadece olumlu sonuçlanan hastalarda anlamlı ve istikrarlı bir düşüş gözlenmeye devam ederken, ölen veya entübe edilen hastalarda CRP seviyeleri tekrar yükselmiştir. Ayrıca, Bell ve Pollara ile COVID-19'da tocilizumab tarafından indüklenen IL-6 inhibisyonunun mekanizmasını ve immünopatolojik önemini aydınlatmaya acil ihtiyaç olduğu konusunda tamamen hemfikiriz. COVID-19 ile indüklenen hiperinflamasyon

Kaynak
Tarih: 12/04/2021 Etken Madde: Tocilizumab

Bell ve Pollara, Yorum&Yanıt niteliğindeki makalelerinde, Hermine ve ark. ve Salvarani ve ark.'nın yayımladığı raporların, COVID-19 tedavisinde tocilizumab ile interlökin-6 (IL-6) blokajının çok az klinik fayda gösterdiği diğer randomize klinik çalışmaları destekler nitelikte olduğunu bildirmiştir. İlk bakışta, bu çalışmalar şiddetli COVID-19'a IL-6 kaynaklı hiperinflamasyonun aracılık ettiği fikrine karşı çıkmaktadır. Bununla birlikte, bu hipotezi reddetmeden önce, bu olumsuz sonuçları mekanik düzeyde incelemek için acil bir gereklilik olduğunu öne sürmektedir. IL-6 sinyal zincirinin immüno-modüle edilmesine rağmen, antiviral ilaçlar araştırılırken viral titrelerden yapılan ölçümlere benzer şekilde, tocilizumab uygulamasından önce veya sonra IL-6 yolağının aktivitesini sistematik olarak karakterize eden hiçbir çalışma bulunmamaktadır. IL-6 ve C-reaktif protein seviyeleri bildirilmesine rağmen, bireysel sitokin ölçümleri karmaşık inflamatuar kademeleri yansıtmaz ve dolaşımdaki IL-6, tocilizumab uygulamasının ardından paradoksal olarak yükselir. Bu nedenle, COVID-19'da tocilizumab tarafından indüklenen IL-6 fonksiyonel aktivitesindeki değişiklikleri ölçmek, yeterli yolak baskılamasını doğrulamak ve klinik sonuçlar ile IL-6 aktivitesi seviyeleri arasında korelasyonu sağlamak için yeni immünofenotipleme yaklaşımları uygulanması zorunludur. Sonuç olarak yazarlar, tocilizumabın klinik aktivitesinin mekanik ilişkilerinin anlaşılması ile COVID-19 tedavisindeki terapötik rolünün daha güvenli bir şekilde belirlenebileceğini belirtmiştir.

Kaynak
Tarih: 12/04/2021 Etken Madde: Budesonid

Hafif COVID-19 semptomlarının başlangıcından sonraki 7 gün içinde, yetişkinlerde standart tedaviye kıyasla inhale budesonidin etkililiği için açık etiketli, paralel gruplu, faz 2, randomize kontrollü bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Budesonid kuru tozu, itme başına 800 ug'lik bir dozda bir turbuhaler kullanılarak verilmiştir. Birincil sonlanım noktası, hem protokole göre hem de tedavi amaçlı (ITT) popülasyonlar için analiz edilen, acil servis değerlendirmesi veya hastaneye yatış dahil COVID-19 ile ilgili acil bakım ziyareti olarak belirlenmiştir. 146 hastanın 73’ü standart bakım 73’ü budesonid almak üzere randomize edilmiştir. Protokol başına popülasyon için (n = 139), birincil sonlanım noktası budesonid grubundaki 70 hastanın onunda (% 14) ve standart bakım grubundaki 69 hastanın birinde (% 1) meydana gelmiştir. ITT popülasyonu için birincil sonlanım noktası, standart bakım grubundaki 11 (% 15) hastada ve budesonid grubundaki iki (% 3) hastada meydana gelmiştir. Budesonide güvenli bulunmuş, sadece beş (% 7) hasta kendini kısıtlayan advers olayları bildirmiştir. İnhale budesonidin erken uygulanması, acil tıbbi bakıma ihtiyaç duyma olasılığını azaltmış ve erken COVID-19'dan sonra iyileşme süresini kısaltmıştır.

Kaynak
Tarih: 08/04/2021 Etken Madde: Vaxzevria

EMA, AstraZenaca COVID-19 aşısının (Vaxzevria) olağandışı düşük trombositli kan pıhtısı vakaları ile ilişkili olabileceğini açıklamıştır. Bu sebeple EMA, bu yan etkinin Vaxzevria'nın çok nadir yan etkileri olarak listelenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. EMA aşının genel fayda-riskinin pozitif kaldığını doğrulamıştır.

Kaynak
Yeni Koronavirüs (COVID-19) Güncesi Covid-19 Rehberi
Günlük Koronavirüs Tablosu
319.316

Bugünkü Test Sayısı

62.606

Bugünkü Vaka Sayısı

288

Bugünkü Vefat Sayısı

52.184

Bugünkü İyileşen Sayısı

Bize Sorun!
İSTÜN

* Gerekli
* Gerekli
* Gerekli
* Gerekli
* Opsiyonel